19 Mart operasyonu mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 50’nci buluşmasını Esenyurt Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ikinci yıldönümünde Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yaptı. Bu etkinliğe ADA’nın kuruluşuna öncülük eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, YENİ Parti Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, YENİ Parti İstanbul İl yöneticileri, görevden alınan Esenyurt’un Belediye Başkanı Ahmet Özer ve birçok vatandaş katıldı.
Buluşmada ilk olarak söz alan Dilek Kaya İmamoğlu, “Bugün Aile Dayanışma Ağı olarak 50. buluşmamızda bir aradayız. Bu 50 buluşma süresince dile getirdiğimiz adalet, eşitlik ve özgürlük talepleri, Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı temel değerlerdir. Dün, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yıl dönümünü kutladık. Bir kez daha 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
Dilek Kaya İmamoğlu şöyle devam etti:
“Cumhuriyet, 103 yıl önce bizlere yalnızca yeni bir yönetim biçimi değil; bağımsızlık, eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi ve milli iradeyi esas alan ortak bir gelecek bıraktı. Cumhuriyet’in çatısı altında eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşamanın ve geleceğimizi ortak irademizle şekillendirmenin sorumluluğunu taşıdık. Cumhuriyet sayesinde kadınlar eşit hale geldi. Cumhuriyet sayesinde çocuklar eşit fırsatlara sahip oldu. Cumhuriyet sayesinde gençler aynı hayalleri kurdu. Cumhuriyet; toplumun her kesimine temel hak ve özgürlüklerini sağladı. Cumhuriyet, bir yönetim biçimi olmanın ötesinde eşit yurttaşlığın, özgürlüğün, temel hakların ve hukuk güvencesinin de teminatıdır. Cumhuriyetimizin temelinde milli egemenlik ilkesi yer alır. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç kabul edilemez. Cumhuriyete sahip çıkmanın; onun temelindeki hukuk, demokrasi, eşitlik ve özgürlük ilkelerini korumak ve yaşatmak anlamına geldiğini asla unutmamalıyız.
“HER GÜN YENİ BİR BELEDİYEYE OPERASYON YAPILIYOR. MİLLET İRADESİ AYAKLAR ALTINA ALINIYOR”
Bugün ne yazık ki milletin iradesiyle seçilen yerel yöneticilerin siyasallaşmış yargı eliyle kıskaca alındığını görüyoruz. Cumhuriyet’in en temel ilkelerinin tehdit altında olduğuna şahit oluyoruz. Esenyurt’ta tam iki yıl önce başlayan haksız ve hukuksuz operasyonlar hâlâ devam ediyor. Her gün yeni bir belediyeye yönelik operasyon gerçekleştiriliyor. Millet iradesi ayaklar altına alınıyor. Üç gün önce Bakırköy Belediyesi’ne yapılan operasyonda birçok kişi gözaltına alındı. Bakırköy Belediye Başkanı Sayın Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu’nun 86 yaşındaki babası da gözaltına alınanlar arasındaydı. 86 yaşında bir bireye sadece muhalefette yer alan bir belediye başkanının babası olduğu için bu zulmü reva görenler; toplum vicdanında yargılanacaklarını iyi bilmelidirler.
“HUKUK ÖNÜNDE HERKES EŞİT OLMALIDIR. ADALET OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ”
Tutuksuz yargılama esas olmalı; lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi, savunmanın dokunulmazlığı gibi ilkelere dayanmadan adil bir yargılama gerçekleşemez. Yaşanan olaylar adil bir yargılama olmaktan çok; başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere yol arkadaşlarının ve seçilmiş belediye başkanlarının hedef alındığı yargı aracılığıyla millet iradesinin hiçe sayıldığı bir cezalandırma yöntemine dönüşmüştür. Hukuk; siyasi görüşe, makama veya kişilere göre farklı uygulanamaz ve adalet herkes için eşit olmalıdır. Tutuksuz yargılama esası benimsenmelidir çünkü adalet olmadan demokrasinin varlığı mümkün değildir.” Adalet talebimiz sadece bugünkü sorunlarla sınırlı kalmaz; gelecek nesillerin demokratik ve özgür bir ülkede yaşamaları içindir.
EKREM İMAMOĞLU’NDAN ALINTIYLA: “BENİM BU MİLLETE BAĞLILIĞIMIN TARİFİ YOKTUR”
Sözlerimi Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından bazı bölümleri paylaşarak sonlandırmak istiyorum: ‘Ayağında giyecek çarığı yokken veya üstüne giyecek elbisesi yokken milli mücadele vererek bu ülkenin kurtuluşunu sağlamak noktasında ‘acaba yeni bir hanedan mı doğacak?’ denildiği sırada cumhuriyet aşığı liderin etkisi bize Türkiye Cumhuriyeti devletini kazandırmıştır 29 Ekim 1923 tarihinde.’ Ne kadar özel bir milletiz! O tarihe dönecek olursak böyle güçlü bir iradeyi ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk’e minnet duymanın ötesinde sorumlulukla saygı göstermenin gerekliliğini her bireyin hissetmesi gerektiğine inanıyorum.
“SEN NEYİ GÖRDÜN DE İSTİKLAL MARŞI’NI ‘KORKMA’ DİYE BAŞLATTIN? SANA KURBAN OLURUM MEHMET AKİF”
Daha sonra Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer konuşma yaptı ve şunları ifade etti:
“AİLE DAYANIŞMA AĞI’NITOPLANTISINI BAŞINDAN BERİ ÇOK ÖNEMSEDİM”
“Bugün bizim için önemli ve anlamlı bir gün… Benim gözaltına alındığımın ikinci yıl dönümü vesilesiyle burada Aile Dayanışma Ağı’nı ağırlıyoruz… Onlara ‘Hoş geldiniz!’ diyorum… Aile Dayanışma Ağı’nı başından beri çok önemsedim çünkü içeride belediye başkanlarımız var ama dışarıda onların aileleri de aynı şekilde özgür değil… Onların kalpleri onlarla birlikte atıyor… Bu nedenle bu dayanışma ağı büyük önem taşıyor…” diyerek devam etti.
“ESENYURT’UN İHTİYACI OLAN KAYYUMA KAYYUM ATAMAK DEĞIL; ESENYURT’UN İHTİYACI OLAN ESENYURT İRADESİNİN TECELLI ETMESIDIR!”
Buradan sesleniyorum: Ey değerli Esenyurt halkı! Esenyurt’un ihtiyacı olan kayyuma kayyum atamak değil; Esenyurt’un ihtiyacı olan kendi iradesinin tecellisidir! Ben sokakta yürüyemiyorum… Herkes ‘Başkanım ne zaman göreve geleceksin?’ diyor… Biz hazırız! Bize yarın görev verilirse o aşkla kaldığımız yerden Esenyurt halkına hizmet etmekten şeref duyarız… Her zaman hizmete hazır olduğumuzu buradan ilan ediyorum… Bu kayyum uygulamalarından ülkemizin artık kurtulması gerekiyor…
“BİR İNSANIN EN ONURLU MÜCADELESI ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASIDIR”
Kardeşlerim, evet biz cumhuriyetle başladık ve yine cumhuriyetle bitirelim… Mustafa Kemal Atatürk der ki: ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.’ Biz de kimsesizlerin kimsesi olmaya geldik… Sesi çıkmayanların sesi olacağız… Ve inanıyorum ki bugün zindanda olan arkadaşlarımızla birlikte gelecekteki Cumhuriyet Bayramını özgürce kutlayacağız.”